Netflix'de izlediğim çerezlik bir filmdi. Buram buram feminizm kokuyordu ama aslında buram buram demek de biraz abartı aslına bakarsanız. O konu bile yüzeysel geçilmiş. Ne yazık ki ülkemizdeki evliliklerin bir zaman sonra dönüştüğü modu anlatmış. Öylesine bizden, öylesine samimi.
Bir yönden Demet Evgar'ın Sofra Sırları filmine benzettim aslında. O biraz daha farklı mekanlarda geçiyordu, eğer bu filmi beğendiyseniz muhtemelen Sofra Sırları'nı da seveceksinizdir. Sadece gasilhanede geçen bir film ama gassallar kocasını yeni kaybetmiş bir kadına yürüyen gassal fikrine protesto edebilirler. Neyse zaten doğrudan bir yürüme yok zaten.
Böyle tek bir mekanda geçen filmleri severim, oyuncular oynadıkları role güzel girmişler, özellikle "Ölenin ardından anası bile üzülmez." mesajı aldım ben, "ölü evinde yemek verme adeti" de güzel eleştirilmiş. İnsanoğlu daha naaşı kaldırılmadan, nasıl miras kavgasına düşer iyi gözler önüne serilmiş. Zaten bence filmin en büyük başarısı, topkumda her kesimden insanın bir temsilcisi olması. Aslında şu olayın benzerini ülkede binlerce insan yaşamıştır. O anlamda çok gerçekçi bir hikaye.

