Airfryer + Robot Süpürge + Akıllı Saat + Bluetooth Kulaklık

Mr. Erdogan
Yazar
0

 Eşittir medeniyet, muassır medeniyetler seviyesi gibi düşenenler olabilir. Gençlerin deyimiyle modern insan "itemi". Gerçekten gerekli midir değil midir bu tartışılır ama özellikle robot süpürge ile başlamak isterim. Yahu her şeyi geçtim buna isim verenler varmış. Bunu ilk duyduğumda ilk aklıma Cemal Süreya'nın "Eşyalar kullanılmak, insanlar sevilmek içindi, lakin insanlar eşyaları sevdiler, insanları kullandılar." sözü geldi. Yahu mal canın yongasıdır. Mesela 25 yıllık bir bisikletim var (aha yaşım ortaya çıktı) bir ruhu olduğuna inanıyorum, kullanıyorum, seviyorum. Bana çoğu arkadaşımdan daha uzun sğre eşlik etti. Bunun gibi bir şey diyelim. Genelde "Katya" ve Jetgiller çizgi filmininden "Rosie" ismini veriyorlar.


Hayır karşı değilim, illa mağaraya dönüp pislik içinde yaşamaya gerek yok. Dededen ebeden kalma artık toz torbası bile satılmayan Arçelik marka elektrik süpürgesi kullanmaya da gerek yok. Elbette insanın eğer hayat kalitesini artırıyorsa robot süpürge mantıklı bir tercih olabilir. Nitekim kullanan  arkadaşlarım iş yükünü azalttığını, evde süpürge yapmak yerine işten gelince evi tertemiz bulduklarını söylüyorlar. Zaten ben karşı da değilim ama tercih etmiyorum diyelim, ben şarjlı dikey süpürge kullanıyorum. Yahu iki dakika elime alıp süpürüyorum her yeri, hem spor oluyor işte. Ne bileyim bir de halı falan çok kullanışlı gelmiyor bana robot süpürge olayı. 




Gelelim Airfryer'a, en başta ismi falso geliyor bana, nedir yani bu yabancı özentililiği? Yabancı özentililiğini de geçtim neden Türkçe bir karşılık olmasın? Örneğin dünyada ülkeye ilk geldiğinde adı kompüter olan bilgisayarı kendi anadilinde bir sözcük bulmuş 3 ulustan biriyiz. Tabi burdan bu sözcüğün isim babası Aydın Köksal'ı da anmak lazım. Neyse ben bu alete "Havalı Kızartıcı" ismini uygun gördüm bundan sonra havalı kızartıcı diyelim. Bunu kullanan arkadaşlarım da "Ah canım benim beyim kızartmatı çok sever, koyuyorum azıcık yağ mis givi kızartma yapıyor." diyor onun da hayatını kolaylaştırmış. Hele bir de marketlerde derin dondururucuda satılan hazır dilimlenmiş patates de aldın mı, neredeyse sana sadece yemek kalacak. Tabi sadece kızartma yapılmıyormuş bunda, yapılabilecek bir sürü yemek varmış. Öyledir bu da hayatı kolaylaştırıyor anlaşılan. Ben fırından çok bir farkını göremedim. Bunu diyince de linç yiyorum ya neyse.

İşin bir de sağlık boyutu var. Aslında mantıken sağlıklı olması lazım, çok az yağla kızartma yapılabiliyor ama bir yandan da yağla birlikte hava üflediği için yağdaki kanserojen oranını da artırdığı söyleniyor. En iyisi kızartmadan uzak durmak gibi geliyor bana. Bu aleti almak biraz kızartma yapmayı teşvik ediyor gibi geliyor.

Gelelim akıllı saat ya da yabancı dildeki şekliyle smart watch'a. Renk renk çeşit çeşit, kayışı değişen, adımsayanı, nabız ölçeni, uyku kalitesini kontrol edeni gibi bir sürü özelliği var. Hatta acil durumda, söz gelimi dağın başında tek başınıza bir yerde mahsur kalmışsanız sizi kurtaradabiliyor. Yani hayat kurtaran bir şey olabilir. Buna gücü yetmeyenler akıllı bileklik alıyorlar. O da iş görüyor mu bilmiyorum. Abicim altı üstü saat ya, bir de sanırım şarjı bir ay giden bile var ama yine de 10 yıl pil ömrü garantisi veren klasik saat tercihim adımımı telefonum saysın.

Gelelim zincirin son halkası bluetooth kulaklığa, bu mahşerin dört atlısından sahip olduğum tek eşya bu sanırım. Zamanında 100 tl'ye aldım ama telefonla uyumlu çalışmadı, sürekli kesik kesik geldi ses. Bir de markalar sağ olsunlar, telefon ne markaysa blutooth kulaklığı da aynı marka alsınlar diye böyle çakallıklar yapıyorlar. Neyse ben de akşam çocuk uyurken dışarıya sıfır ses vererek televizyona bağlayıp kullandım, fantazi işte. Neyse bu kulak içine takılanlar fena değil de, şimdi şu kafa üstü kulaklıklar tesettürlü hanım kardeşlerimiz için bir moda ikonu olmuş durumunda. Gerçekten havalı duruyor bence dışardan. Beğeniyorum da yazın terletir gibi kulakları yine de çok iyi değil.

Zaten daha bu liste uzar gider akıllı televizyon, akıllı priz, akıllı ampul, akıllı gözlük derken akıllı ev sistemlerine kadar gidiyor iş. Tabi akıllı telefonu saymıyorum bile.Çevrede akıllı olmayan bir şey kalmadı sanki. Ama bana öyle geliyor ki eşyalar akıllandıkça, insanlar aptallaşıyor gibi. Yahu bütün bu işleri teknoloji yaparsa sıkılmaz mıyız? Sanki hepiz bilim adamıyız,hepimizin çok önemli işlerimiz varmış gibi. Hepsini bir kenara bırakalım şuyuydu buyuydu, stres kaynağı olmaz mı insana? "Ulan aldık bu airfryer'ı şimdi iki haftadır kullanmıyorum, boşa mı para verdik ya?" gibi.

Ben bu aletlere karşı değilim, alıp kullanadabilirim. Lakin insanların bunu bir statü göstergesi gibi görmesi, olmayanı eziklemesi, olur olmadık yerde bunları övmesi. Yahu kardeşim eşini o kadar övmedin sen şu robot süpürgeyi övdüğün kadar. Bırakın şu eşya sevdasını.


Yorum Gönder

0Yorumlar

Yorum Gönder (0)